Talha Emir´in Tip-1 Diyabetle Tanışması

Merhaba,

11 yıl önce çok isteyerek Talha Emir’i  Dünya’ya getirmiş bir anneyim. Beni tanıyanlar çocukları nasıl çok sevdiğimi bilir. Onlar can tabi ki, sevilir dediğinizi duyar gibiyim : Evet haklısınız. O canınıza kötü bir şey olsun istemez, onu bir anne olarak tabiri yerindeyse bir kaplan gibi korursunuz. Anne diye yazdığıma babalar alınmasın sakın. Onlar da aynı şekilde davranır.

Talha Emir; ilk çocuk, ilk torun olmanın verdiği güce dayanarak el üstünde büyümeye devam ederken, bir kardeş sürprizi ile ağabey oldu. Ağabeyliğe alışırken okul hayatı başladı. 2011 yılın Eylül ayında okulların açılmasıyla Talha Emir’e özellikle beslenme için konulan yiyeceklerin bazı günler hepsinin yenilmesi, bazı günler olduğu gibi geri gelmesi, uykuya düşkünlüğü, suyu çok içmesi. Gelen tehlike için parçaları birleştiremediğimiz kısa bir zaman sonrası. Bir Cumartesi gecesi Talha Emir’in aşırı su tüketip, içtiğini çıkarmasıyla sabaha kadar kötü  saatler geçirdik. Pazar sabahı özel  bir hastaneye gidip sıkıntımızı söylememiz üzere  takılan serum ile bilincinin kapanıp komaya girmesi, birkaç saat içinde ne olduğunu anlamadan Çapa Tıp Fakültesi’nin yoğun bakımında kendimizi bekliyor bulmamız. Hepsi kötü bir rüya gibiydi.

Rüya gibi. Çünkü sadece kusuyor diye götürdüğümüz canımız bir sürü kabloya bağlanmış sürekli uyuyor

  • Ketoasidoz  dediler

O ne ki? Nerden bulaştı oğluma?

  • Ne zaman geçer ?
  • Ameliyat mı olacak şimdi?
  • Evet bir sürü soru belirdi bizde anlamaya çalıştık ne diyor bu doktorlar?
  • Şeker koması mı?
  • İyi de nasıl şeker çocuk? Bu daha 7 yaşında. Yaşlılar olmaz mı şeker?

Bir boşluğa düştük

Büyüklerimiz, kardeşlerimiz, akrabalarımız aldı haberi. Anlayamadık ki hala. Ne diyeceğiz soranlara? Geçmiş olsun diyorlar. Geçecek mi ?

Hastane günleri başladı. Tanı kondu. "Tip-1 diyabet" Ne yapacağız şimdi?

5 kişilik bir oda. Kimi 15, kimi, 5 yaşında. Evet onlard a yeni tanı tip-1. Demek oluyormuş. Niye biz sorusundan az da olsa sıyrılmak için işte fırsat.

  • Sen nasıl öğrendin?
  • Sana ne oldu? sohbetlerinden sonra; "Ama bu tanılar normal kontrolle alınmış ki! Talha Emir gibi 24 saat kapamamışlar gözlerin. 3 gün kablolarla dolu yatakta yatmamışlar." O zaman hata bizde miydi? Geliyorum demiş miydi? Niye biz anlamamıştık?

İşte o zamanlar içimizdeki suçluluk psikolojimiz.

Hastane eğitimi sonrası  kafamızda oluşan sonuç; "Bu  bir çalışmayan pankreas olayıdır. Bundan sonra insülini dışarıdan alacaksın ve artık bir düzende ömür boyu bunla yaşayacaksın."

O zaman kolları sıvamak lazımdı. Mutfak düzeni değiştirilmeli, yemek listelerine uyulmalıydı. Ama olmadı. Ters giden bir şeyler vardı. Diyet listesindeki tüm yemekler yemekte zorlanılıyor, bazen istenmiyor, bazen isyan ediliyor, bazen tatlı, paketli ürünler, hazır yemekler için ağlanıyor üzüntü, stres aile içi tartışmalar çıkıyordu.

  • Şu kadar  yesin mi?
  • Annen duymasın ben sana yarın alırım,
  • Kaç gündür çikolata yemedim bu nasıl bir hastalık …… gibi  cümleler kalbimizin kırılmasına ve asla başaramayız biz mahvolduk düşüncelerini doğurdu

Dışarıya çıkamayız çocuğun öğün saati, misafirliğe gidemeyiz bir şey ikram ederler, tatile çıkamayız acık büfeler kabus.

Bu düşüncelere bizi anlayan bir doktor bulma çabası eklendi, başka doktora gidersek belki bu durumdan bizi kurtaracaktı .

Bizim hep olumsuz düşüncelerimiz. Bir gün internete tip-1 diyabet yazıp araştırmaya bastığımda karşıma çıkan bir blog görüp okumaya başladığımda  dağılmaya başladı. Orada bilgiler vardı. Yemeklerin karbonhidrat değerleri, hatta karbonhidrat sayımı diye bir şey var. Takip etmeye, devam edip öğrendiklerimi Talha Emirl ile paylaşmaya. Aslında bunun başa çıkabilecek bir durum olduğuna inanmaya başladık. Sanal ortamın bize vereceği bilgilerin daha fazla olmasını umarak bir başka grup daha ekleyerek listemizi genişledi ve tip-1 li olup bilgilerini ve tecrübelerini paylaşan insanların varlığı ile mutlu ve bilgili olmaya çalıştık.  

İnternet ortamında ulaşılabilir bir sürü bilgi olduğu gerçek ama bu kargaşada güvenilir olanı bulup ayıklamak da çok önemli. Şunu yedik iyi geldi, bunu sürdük bize çok yarad. Bilgileri denemekten ne çıkar, nasılsa bitkisel, biz de deneseklere düşmemek gerekliydi. Güvenilir, doğru siteler, doğru diyaloglarla yükümüzün hafiflediğini hissettik.

Yapılan eğitimleri takip ettik. Bilmediklerimizi sorduk, hastane ve tahlillerimizi hiç ihmal etmedik. Öğrenmeyi de bırakmadık. Talha sağlık için gerekenlerin en başında olan sporu ihmal etmemeye özen gösterdi. Besin ve şeker dengesini yönetmeyi öğrenmek için diyetisyen eğitimini hevesle dinledi. Yolunda gitmeye başlayan her gün + olarak mutluluk getirdi.

Ben böyle uzun uzun anlatırken diyabetli küçük dev adam oğlum çok daha güçlü çok daha  erken kabullenmişti :

Diyabetin 4. yılında insülin pompasına geçme kararını veren oğlum şu günlerde diyabetini daha konforlu idare etme çabasında.

Diyabetini yönetmeye çalışan tüm çocuklarımıza Allahtan güç, İrade, sabır dilerim.

Türkan Ekmen

Talha Emir Ekmen'in Annesi